Bangkok Seyahat Rehberim:
- gozde gulsoy
- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur

Eveeet. Tatil bitti Bergamo'ya dönüldü, hızlı bir proje hayatına giriş yapıldı bile. İki call arası zaman buldukça seyahatimizle ilgili yazılarımı yazmak istiyorum. Hem bana da çok iyi geliyor, fotoğraflara - videolara bakmak, buz gibi Bergamo kışında Tayland yazını hatırlamak. Bu arada biz 2027 yeni yılına - kısmetse - gireceğimiz lokasyonu belirledik ve biletlerimizi aldık bile. Yeni yıl için en uygun biletler bir önceki yılın ocağında çıkıyor sizin de haberiniz olsun. Neyse bir yıl sonrasını bırakalım da şimdi 2 hafta öncesine dönelim! Tayland ve canım Bangkok.
Ben Tayland’a ve Bangkok’a daha önce hiç gitmemiştim. Federico ise daha önce iki defa gitmişti. İkizi Vietnam’da yaşadığı için ailecek onu ziyaret ederlerken şöyle bir Tayland’dan da geçiyorlar. Uçuşumuzu yine bir sene önce Milano - Bangkok direkt uçuş olarak almıştık. Bu yüzden çok rahat bir yolculuk geçirdik.
Otelimiz gerçekten hem konum hem bina olarak süperdi, öneririm. SureStay Plus Hotel Best Western Sukhumvit 2. Hem odalar baya genişti, hem de çatısındaki havuzu çok ama çok güzeldi. Hem geldiğimiz gün, hem de ertesi gün sabahımıza bu havuzda başladık.

Check in saatine daha çok vardı, sabah erken gelmiştik. Hemen iki ayrı Grab motor ayarladık ve gezmeye başladık. Ben Grab’i aşırı seviyorum. Hem aşırı ucuz, hem hiç trafiğe takılmıyorsunuz. İlk durağımız China Town - Yaowarat Street. Önce biraz yürüyüş yaptık, sonra acıkmıştık sofra donattık.



Karnımız tok sırtımız pekti artık, yürüyerek Bangkok’un şu aralar en moda olan semtlerinden birine, Songwad Road’a geçtik. İnanılmaz tatlı mağazalar, bohem cafeler var, Bangkok’un hipster ve çok tatlı bir yüzü.







Songwad Road’ın altını üstüne getirdikten sonra, yine hipster bir mahalle olan Talat Noi. Yine aşırı tatlı sokaklar ve cafeler. Bangkok’un bambaşka bir yüzü.




Bohem mahalle keşfimiz bitince sıra geldi tarihi geziye, buyrun liste burda ve hepsi birbirine yakın:
Grand Palace
Wat Pho
Wat Paknam
The Reclining Buddha
Buraya bir parantez, giderken erkeklerin pantalon, kadınlarınsa uzun etek veya pantolon giyip omuzlarını kapatmaları gerekiyor.



Turistik görevlerimizi de tamamladıktan sonra , geldik günün en önemli kısmına. Güneşi batırmaca. En en en sevdiğim şeydir, yazın gittiğim her tatilde o anda özel ve güzel bir yerde olmaya özen gösteririm. Bangkok için de araştırma yapmıştım ve çooook tatlı bir yer bulmuştum: Eagle’s Nest Rooftop Bar. Rezervasyon yaptıramıyorsunuz, o yüzden güneşin batma saatini kontrol edin ve ondan bir saat önce gidin, yoksa dışarda sıra oluyor ve yer bulması zor.

Veee böylece Bangkok’taki ilk günümüzü bitirdik.
İkinci günümüzde güzel bir kahvaltı, otelin havuzunda şöyle bir rahatlamaca ve başlasın ikinci gün. Yine Grab’lerimize atladık, bu sefer hedefimiz alışverişti. Haftasonları kurulan muazzam büyüklükte, inanılmaz bir pazar var: CHATUCHAK WEEKEND MARKET. Burda tahmin edebileceğiniz her türlü eşyayı, kıyafeti bulabilirsiniz. Bir yandan da yemek yiyip taze meyve sularınızı yudumlayabilirsiniz. Biz 3 saat geçirdik sanırım ama dilerseniz toplam bir günü de burda rahat rahat geçirebilirsiniz. Valla ekstra bir günümüz daha olsa burdan başka bir yere kıpırdamazdım.





Alışveriş günümüz tam hızıyla devam ederken, Union Mall’a geçtik, tamam çok büyüktü ama biz açıkçası burda kendimize uygun bir şeyler bulamadık. Yazının sonunda size bir liste vericem. Bizim yaptıklarımız ama planlayıp yapamadıklarımız da var. Alışveriş için, tarihi yerler, gezmelik sokaklar. Hepsi olucak, araştırmanız kolay olur böylece.
Bu bizim Bnagkok’taki son akşamımızdı, güzel bir Rooftop yapmak istiyorduk. Kendimize en ünlü olanını seçtik: Tichuca.Hem güneşi batırmak hem de aşırı sıra beklememek için yine saat 17.00’de mekanın önündeydik, sıra vardı ama hızlı geldi. Bu arada aklınızda bulunsun, pasaportunuzu görmek istiyorlar.



Tatlı tatlı kokteyllerimizi içtikten sonra akşam yemeği için Train Night Market’e gittik. Ben özellikle çok seviyorum bir sürü sokak lezzeti arasından istediklerimi seçmek, farklı birçok lezzet denemek. Burda tatlı mağazalar da vardı ve çok turistik bir yer değildi. Geneli yerel halktı o yüzden özellikle çok hoşuma gitti.






Burda bol bol yemek yiyip mağaza baktıktan sonra sıra geldi Bangkok'taki son durağımıza. Khaosan Road. Bu sokak tam olarak Bangkok'a gelmeden önce düşündüğüm her şeydi. Aşırı kalabalık, her taraf Avrupalı turistlerin doldurduğu mekanlarla dolu, bangır bangır müzik, her yer masaj salonu ve o bangır bangır müzik eşliğinde ayak masajı yaptıranlar, dans edip sizi mekanına çekmek isteyen Lady Boylar.

Görmek gerekir mi? Kesinlikle evet. Bir masaj salonunun dışarısında biz de ayak masajı yaptırdık mı? Kesinlikle evet. Ama Bangkok sadece bu mu? Kesinlikle hayır. Ben Bangkok'a dair en çok pazarlarını, bohem mahallelerini, harika manzaralı roof toplarını çok sevdim. Yine dönerim kesin çünkü yapılacak milyonlarca şey daha var. Doyamadım.
Bir sonraki yazılarımda Tayland'ın deniz tatilini ve bizim yaptıklarımızı anlatmadan önce, sizlere Bangkok'a gitmeden hazırladığım görülecek turistik yerler, gezilecek sokaklar ve alışveriş listemi olduğu gibi yazıyorum. Kendi denediklerimi zaten anlattım ama bir dahaki gidişimde bu listeyi tamamlamaya devam edicem, siz de giderseniz aklınızda olsun.
Turistik gezilecek yerler: Ancient city, Grand Place, Wat Arun, Wat Pho, Lumphini Park, Chao Phraya River Boat ride, Wat Paknam, The Reclining Buddha
Görülmesi gereken mahalle ve sokaklar: China Town, Yaowarat Street, Talad Noi, Siam Square, Song Wat Road, Banthat Thong Road, Khao San Road, Soi Cowboy
Shopping: Train Night Market, Sampheng Night Market, Bang Sue Shopping Center, Platinum Mall, Union Mall, Huai Kwang Market, Chatuchak Weekend Market, Central World








Yorumlar