40 Yaş Doğum Günümü Kız Arkadaşlarımla Marakeş'te Kutladım:
- 2 gün önce
- 4 dakikada okunur

Açılııııın ben koca kadın oldum 40 oldum! Kız arkadaşlarımı topladım ve Marakaş'te güzel bir haftasonu kaçamağı yaptımmmm. Ve şimdi size bu doğum günümün detaylarıyla geliyorum. Hazırsanız Lost in Agafay şarkısını açın, arkanıza yaslanın, başlıyoruz.
Her doğum günüm benim için çok özeldir, her seferinde bir konsept düşünürüm, kıyafetinden organizasyonun temasına kadar. Her seferinde hem kendime hem benimle bu özel günümü kutlayan insanlara bir deneyim hediye etmeyi seviyorum. Bu sene ama çok daha özeldi çünkü hem 40 yaşıma basıyordum ve 40 önemli bir yaş, hem evlenmiştim, bunların hepsini sevdiğim kız arkadaşlarımla özel bir haftasonunda kutlamak istedim. Uzun zamandır Marakeş'te gözümü diktiğim bir glamping vardı. Oturdum bir hesap yaptım, uçak biletini erken alırsak, burda bir haftasonu geçirmenin bütçesini önden önden arkadaşlarıma sundum. Çünkü transfer masrafları belliydi, kalış ücretinin içinde sabah kahvaltı ve akşam yemeği zaten dahildi, öğle yemeğini de ekle, aşağı yukarı her şey ortada, süpriz yok. 2025 temmuz ayından kız arkadaşlarıma haberi saldım, eylül ayında gelebileceklerle biletlerimizi almıştık bile.
İnsanları sizin için bir yere davet ediyorsanız ve bunun onlar açısından bir masrafı varsa, yani her şey sizin tarafınızdan ödenmiyorsa, onlara belli başlı bazı deneyimler sunmalısınız. Cuma gidip pazar dönücektik ve 2 gecemiz vardı. Birinci gece doğum günü gecemdi, ikinci gece ise nikahıma kimseyi çağırmadığım için en azından sembolik bir Marakeş kına gecesi yapalım dedim. Bu yüzden ilk gece ateş etrafında güzel bir aperitivo ve doğum günü pastası, ikinci gece ise kına eğlencesi düzenledim.
Gelmeden önce tüm arkadaşlarıma, her sene yaptığım gibi, bir mood board hazırladım. Saç, makyaj, giyim ve aksesuar, kısacası bu tatilin konseptini oluşturan her şeyi fotoğraflarla biraz örneklendirdim. Allah için de herkes bu görevin altından başarıyla kalktı, herkesi tek tek tebrik ederim.
Tüm ön hazırlıklar yapılmış, biletler alınmış, otelle mailleşilmiş ve en önemlisi sonunda herkes mood boarda uygun bavulunu hazırlayabilmişti, bir 8 mayıs sabahı erkenden uçaklarımıza atladık ve Marakeş şehrine bir saat uzaklıktaki Agafay Çölüne, otelimiz Scarabeo Glamping'e ulaştık. Girer girmez bizi hemen naneli çaylarla bisküvilerle karşıladılar. Ve haftasonumuz böylece başladı.



Odalar gayet geniş ve çok güzeldi. Akşamları şöminede odun yakıp ısıtıyorlar çünkü çöl geceleri soğuk oluyor.
Geçelim yemeklere, sabah kahvaltıları açık büfe, öğle ve akşam yemekleri ise bir sürü minik minik meze, tajin tavuk , tajin et , masayı tepeleme dolduruyorlar. Alakart menü yok. Size yemeklerin mükemmelliğini anlatamam. Her seferinde kendimizden geçtik. En sevdiğim şey, Osmanlı mutfağı gibi bol bol mezelerde meyve kullanmaları, her şeyin o güzel tatlılıkla olmasıydı.



Yemin ederim olsa da yesek...
Gündüzleriniz nasıl geçti derseniz, havuz kenarında derim. Kah güneşlenerek, kah toplu kah küçük gruplar halinde sohbet ederek, zaman zaman bir şişe rose açarak...Sohbet demişken, herkesi birleştiren bir tek ben vardım, bazı arkadaşlarım tabii ki birbirleriyle daha önceden tanışmışlardı ama çoğunluk ilk defa bir araya geldi ve buna rağmen herkes birbiriyle o kadar çok şey paylaştı ki... Hayatımdaki her kadın, birbirinden çok farklı hayatlara sahip, kimi evli çocuklu ve aynı zamanda kariyerinde, kimi evli çocuklu ama inanılmaz bir ev kadını, ben evli ama çocuksuz, zaman zaman güzel proje oldu mu kariyerinde, partneriyle çocuksuz ama kariyerinde, single ama güzel bir kariyer, dünyanın her yerinde arkadaşlar vesaire vesaire... Bu seyahatte bana eşlik eden ya da isteyip de bir sebepten gelemeyen hayatımdaki tüm kadınlar birbirlerinden bu kadar farklı hayatlar yaşasalarda çok büyük bir ortak özelliğe sahipler: özgüvenli, komplekssiz, hayatla dertlerini bitirmiş, sadece kendilerine konsante olup kendilerini geliştirmek isteyen, başka kadınların hayatlarıyla kendi hayatlarını karşılaştırmadan, rekabet etmeden, kıskanmadan kendi yollarında yürüyen, başkalarının başarılarıyla gurur duyan güzel, bakımlı ve en önemlisi mutlu kadınlar, hem de hayat yollarına ne engel koyarsa koysun. O yüzden bu kadınların birbirleriyle anlaşmaları, kırk yıllık dost gibi sohbet etmeleri çok da zor olmadı.






Gündüzler dediğim gibi böyle geçti. İlk gecemizde ise doğum günümü kutladık!








Bol yemekli bir aperitivo, kamp ateşi, duygusal konuşmalar, zaman zaman süzülen gözyaşları ama bolca atılan kahkahalar, harika bir akşam yemeği ile ilk geceyi bitirdik odalara dağıldık.
Ertesi gece yine süslendik püslendik ve bu sefer bir kına gecesi bahanesiyle benim evlenmemi kutladık. Müzikler eşliğinde göbekler mi atmadık, neler neler.











Hayat gerçekten çok kısa. Şimdi ne alaka bunu buraya nasıl bağladın diceksiniz ama, ben gözümü bir açtığımda 18'ime basıyordum, bir daha açıp kapadım 40 olmuşum. Hayat çok hızlı akıp geçiyor, içinde bir sürü sorumluluk, sıkıntı ve problem barındırıyor. Ama siz hayatınızda sağlıklı bir dönemdeyseniz, günlük sıkıntılar dışında çok büyük sıkıntılarınız yoksa, bir durun, derin bir nefes alın, şükredin ve bunu güzel anılar yaratarak sevdiklerinizle kutlayın. Bu anılar, bu kutlamalar, bu küçük haftasonu kaçamakları zorluklarla dolu hayatların içerisinde nefes almamamıza, ufacık bir süreliğine de olsa dinlenmemize, günlük yaşantımızdan kaçmamıza ve ilerde yüzümüzde güzel bir gülümseme ile anacağımız tatlı anılar oluşturmamıza sebep oluyor. Biz daha şimdiden acaba seneye mayıs ayının sonunda , kendimizi yine böyle küçük bir alana kapatacağımız, koşturmacadan uzak, orayı da görelim buraya da gidelim şuna da rezervasyon yaptıralım demeden bir havuz etrafında sohbet edebileceğimiz, dinleneceğimiz bir tatile daha mı çıksak diyoruz ama ben bu sene yok nikahtı düğündü, yok taşınmaydı, yok Marakeş'iydi derken o kadar çok organizasyon yaptım ki bir süre hiç bulaşmasam mı da demiyor değilim ama seneye kadar yorgunluğu, aksiliği, eksikliği unutulur kesin yine açılır bir grup yapılır bir organizasyon. O güne dek şimdi sırada kocamla yapacağımız seyahatlerin yazılarında görüşmeye dek, hoççakalın gidiyom ben.




Yorumlar