top of page

Palermo Seyahat Rehberim

  • 7 dakika önce
  • 5 dakikada okunur

Açılın size muhteşem bir Palermo seyahat rehberiyle geldim. Cannolilerinizi alın demek isterdim gelin size Palermo seyahatimizden bahsediyim.


Ben Sicilya'ya yıllar önce gitmiştim ama güneyine. O yazıyı burdan okuyabilirsiniz: tık tık . Kuzeyde bir tek Cefalu görmüştüm ama Palermo eksik kalmıştı. Meğer o Palermo gezisi Federico ile gitmek için eksik kalmış çünkü uzun zamandan beri en çok görmek istediği yerlerin başında geliyordu. Ben de gitmek için bir fırsat arıyordum ki doğum günü hediyesi olarak onu Palermo'ya götürme fikri geldi aklıma. İşte böylece bizim Palermo maceramız başladı. Bir cuma gecesi Bergamo'dan yola çıktık ve geç saatte Palermo'ya vardık. Merkeze inmek için taksiye de binebilirsiniz veya sizi merkeze götüren otobüslerle de. Otobüs bizi otelimize yakın bırakacağı için toplamda 12 euro vermek, 50 - 60 euroluk taksiden daha mantıklı geldi. Zaten iki sırt çantası bir de el valiziyle gitmiştik. Otelimizden çok memnun kaldık, hem fiyatı, hem konumu, hem temizliği mükemmeldi. Palazzo delle Logge hem her yere yürüme mesafesinde, hem sahibesi çok tatlı. Daha ne olsun. Cuma sabahı kafayı vurup uyuduk, cumartesi sabah erkenden kalktık çünkü yapılacak çok şey vardı.


Ben aslında en iyisi size hazırladığım planı yaziyim, sonra da detaylı anlatiyim. İşte cumartesi günkü planımız:

Sabah

• Q-Tuppo’da kahvaltı

• Palermo Cathedral

• Chiesa del Gesù (Casa Professa)


Öğle

• Mercato di Ballarò → ana öğle yemeği

• Mercato del Capo → gezinti ve küçük atıştırmalık


Öğleden sonra

• Quattro Canti

• Via Maqueda → yürüyüş

• Piazza Pretoria

• Piazza Bellini

• San Cataldo Church

• Santa Caterina d’Alessandria


Aperitivo (18:00)

• Seven Restaurant


Akşam yemeği

• İlk seçenek: Ferro di Cavallo (yer varsa)

• Alternatif (20:30): Buatta Cucina Popolana


Akşam / Gece

• Dal Barone → içki

• Piazza Sant’Anna → yürüyüş

• La Vucciria Market → akşam atmosferi / sokak havası


Benle seyahat etmek nasıl derseniz tam olarak böyle derim :) Ben tüm Palermo bilgi ve önerilerini Palermolu bir arkadaşımdan aldım, onların içinden en beğendiklerimi seçip haritaya göre ayarlayarak 2 günlük bir plan oluşturdum. Sonra da Federico'yla paylaştım. Aşağı yukarı plan buydu ama benimle seyahatte her zaman planı esnetebilirsiniz, birebir uymaya gerek yok ama yine de bir plan olmalı ki bir anda birbirimize bakıp 'eee şimdi ne yapsak' demeye gerek kalmasın.


Sabah otelimizden çıkıp kahvaltıya gidene kadar zaten önce Quattro Canti meydanına geldik bile.

Sokakları daha sonra iyice keşfetme sözü vererek kendimize, doğğğruu Q Tuppo'ya koştuk. Burda muazzam bir granita yapıyorlar. Granita nedir derseniz buzlu sütsüz dondurma derim. Ama güneyde bunu neredeyse dondurmadan iyi yapıyorlar. Hele hele şanfıstıklısı muhteşem. Bir de buraların brioche yani bir nevi kruvasanı çok meşhur. Kahvaltıda bunu ve granitayı yiyorsunuz. Ya da isterseniz brioche içinde dondurma. Sıcacık brioche ve buz gibi granita o kadar muhteşem bir ikili ki.

Şekerimizi, enerjimizi alınca, biz başladık programı takip etmeye. Bu arada minik bütün sokaklara girip çıkın, sadece haritayı takip etmeyin. Tüm sokaklar birbirinden güzel.

O sokağı da görelim burdan da geçelim derken biz bir anda kendimizi Via Maqueda'da bulduk. Burda denemek istediğim bir başka lezzeti, arancina, yapan ünlü bir yer vardı. Ke Palle. Arancina ve arancini yine Sicilya'ya özgü bir tat, kızartmış pirinç, bezelye ve kıymadan yapılan bir yemek. Hem fırın hem kızartmasını aldık.

Arancini benim ölüp bittiğim bir tat değil ama buraya gelmişken de yenir. Via Maqueda çok tatlı bu arada.

Öğle yemeği için ne kadar turistik olursa olsun, yemek pazarlarından birine gitmeyi kafamıza koymuştuk. Aşırı güzel yemeyeceğimizi zaten biliyorduk ama amaç o havayı solumaktı. Önce üçüne de gittik gördük sonra en sevdiğimizde yemek yedik. La Vucciria en küçük ve en eskisi, Mercato del Capo balık ağırlıklı olanı ama en eğlencelisi Mercato di Ballaro. Burda bangır bangır müzik, bağıran satıcılar, eğlence, bol bol yemek, hepsi mevcut. Turist sirkelemek için veya değil bence kesinlikle yapılması gereken bir aktivite.

Günün geri kalanında sokaklarda kaybolmaya devam ettik, seramik mağazalarına baktık, Palermo takımının formalarını aldık, ben klasik bir turist olarak şanfıstığı ve limonlu tuzla şanfıstıklı tuz aldım, Federico bunla tabii ki dalga geçti. Otelde biraz dinlendik ve aperitivo zamanı yollara döküldük. Ben inanılmaz bir manzarası olan Seven Restauranta aperitivo saati için rezervasyon yaptırmıştım. Birer kadeh yudumlarken güneşi batırmak süperdi, öneririm.

Şimdi dostlarım, akşam yemeği için çok ünlü ve rezervasyon almayan bir restoran var: Ferro di Cavallo. Erken gitmezseniz kapısında kuyruk oluyor. Benim ilk gitmek istediğim yer burasıydı ama olurda saatlerce beklememiz gerekirse diye ben başka bir restorana da yer ayırtmıştım. Şansımıza Ferro di Cavallo'da yer bulduk ve muazzam yedik ama gerçekten kapısından kuyruk eksik olmadı. O sıradaki insanlara devamlı kızarmış deniz ürünleri ve prosecco ikram ettiler gitmesinler diye. İşkembe, kalamar dolması, deniz mahsüllü makarna ve ızgara balık yedik hepsi mükemmeldi ama gecenin starı cannoli tatlısı oldu. Bunu İtalya'nın her yerinde yersiniz evet ama böylesini değil, çünkü Sicilya'nın ricotta peyniri bir başka.

Palermo çok genç ve enerjisi çok ama çok yüksek bir şehir. Normalde biz akşam yemeğinden sonra tüm gün yürümenin verdiği yorgunlukla otele dönerdik ama buranın gecesini görmek için sabırsızlanıyordum. Sant'anna bölgesinin enerjisi mükemel. Bir sürü küçük bar, hepsinin önünde minik masalar, herkes sokaklarda. Bana o kadar çok Asmalı'yı anımsattı ki. Dal Barone adlı mekana ben gitmeden göz koymuştum, gidip görünce yine çok beğendim ama yer bulamadık, ertesi akşam uçak öncesi burda bir drink almaya yemin ettik.

Aslında pazar günü için bambaşka bir plan yapmıştım. Mondello'ya, Palermo'ya yakın harika bir beache gidicektik. Yaz mevsimiyse ya da yüzme imkanınız varsa siz kesin gidin ama hem mevsim uygun değildi hem de toplu taşıma ile 2 otobüs değiştirip gidiş dönüş toplamda 3 saati yolda geçiricektik. O yüzden dedik ki Palermo'nun keyfini çıkartmaya devam, Mondello artık başka bahara. Böylece yine Palermo sokaklarına attık kendimizi. Ama önce kahvaltı! Bu sabahın kahvaltısı ünlü bir cannoliciydi: I Segreti del Chiostro. Bu fırın, eski bir manastırın içerisinde. Önce gözünüzün önünde siparişinizin taze taze yapılması izliyorsunuz, sonra da manastırın bahçesinde yiyorsunuz. Sabah ilk açıldığı andan itibaren kuyruk oluyor ama değer. Hem göze hem mideye hitap ediyor.

Öğle yemeğine kadar tekrar arşınladık tüm Palermo sokaklarını. Her girdiğimiz daracık sokak başka bir güzelliğe açılıyor. Palermo'da kaybolmak inanılmaz keyifli. Geceden sözünü verdiğimiz gibi Dal Barone'ye gidip öğle yemeğinden önce birer drink aldık.

Madem kumsala gidemedik o zaman Palermo'nun deniz kenarına inelim öğle yemeğini orda yiyelim dedik ve cidden tüm haftasonu en iyi yediğimiz yeri böylece bulmuş olduk: Molo Sant'Erasmo. Buraya gidin. Deniz manzarasına karşı ne yediysek mükemmeldi. Midyeli makarna hele.

Karnımızı doyurduktan sonra hiç kullanmadığımız bir rota izleyerek döndük merkeze ve böylece tek turistin biz olduğumuz Piazza Aragona'ya düştü yolumuz. Ortasında bir park bulunan, etrafı mekanlarla dolu bir meydan ve bu meydanı dolduran, sokaklarda yine Asmalı tarzı oturarak pazar keyfi yapan Palermolular. Biz de kaldırama oturup insanları ve nasıl yaşadıklarını izledik. Turistik olmayan yerde turist olmak daha bile keyifli.


Uçağımıza kısa bir süre kalmıştı ama biz yine de Q tuppo'ya koşturup son granitalarımızı yudumlayacak zaman bulduk.

Ben burda yine anneme ve kendime göndermelik bir kartpostal yazdım. Ve bavulumuzu almak için otele döndük. Havaalanı otobüsümüzün nerden kalkacağına bakmıştık oraya gittik. Şöyle bir şey oldu, otobüs saatinde geldi ama sadece önceden online rezervasyon yaptıran müşterileri aldı ve gitti. Biz ve 2 çift daha kalakaldık orda. Sonra hemen onlara dedik ki taksi paylaşalım. İlerde bir taksici gördük, o taxi sharing yapıyormuş, hakikaten de havaalanına gitmek için böyle bir uygulama varmış ama o müşterilerini bekliyordu. Sağolsun başka bir taksici arkadaşını çağırdı ve biz altımız taksi ücretini bölüşerek havaalanına gittik. İnanılmaz keyifli bir yolculuk oldu, bol bol sohbet ettik. Kişi başı 10ar euro. Yani otobüste yer bulamadınız diye üzülmeyin, bu da ayrı bir maceraya yol açtı.


Palermo harika bir seyahat oldu bizim için. Küçük ama estetik bir şehir, mükemmel yemekler, sıcakkanlı sempatik ve enerjisi yüksek insanlar. Şimdiden Federico'nun bir sonraki doğum gününde nereye gitsek diye düşünüyorum. Ben çok Napoli istiyorum, o ise Edinburg. Neyse onun doğum günü olduğu için yine benim dediğim olucak ve biz Napoli'ye gidicez diyelim mi ?:)

Yorumlar


You Might Also Like:
IMG_2924
IMG_3424
IMG_1230
About Me

 Herkese Merhaba!

Ismim Gozde Gulsoy.

 

1986 yilinin mayis ayinda Victoria’s Secret meleklerine bir tepki olarak dogdum.

 

Ortaokul ve liseyi Italyan lisesi’nde bitirdikten sonra, universite icin Italya’nin Milano sehrine tasindim. 

Bocconi Universite’sinden ustun basarilarla mezun olduktan sonra (universiteyi 2 sene uzatmak da bir basaridir.) Istanbul’a geri dondum. 2011 yilindan 2017 yilina kadar tekstil sektorunde calistim.

Su anda Istanbul’un Bomonti semtinde, fransiz bulldogu kizim Fiona ile yasiyorum

Read More

info@benburayaasikoldum.com

Join my mailing list

Search by Tags

© 2023 by Going Places. Proudly created with Wix.com

bottom of page