Phuket Seyahat Rehberim:
- 6 gün önce
- 5 dakikada okunur

Neredeyse şubat ayı bitiyor yılın 3. ayına giriyoruz ben hala Tayland tatilimi anlatmayı bitiremedim. Neyse geldik cidden sonuna. Son rotamız: Phuket
Bir sabah uyandık, Krabi ile vedalaştık, Phuket'teki otelimizin ayarladığı pick up aracı geldi ve bizi 3-3.5 saatlik bir yoldan sonra Phuket'e ulaştırdı. Ada da olsa karaya bir köprü ile bağlantısı var. Phuket otelimizi Patong plajına yakın ama dışında seçmiştik. Biz Phuket'in hem kuzeyini hem güneyini keşfetmek istediğimiz için bu bize stratejik bir seçim yaptırdı. Otelimizden, Indochine Resort and Villas'tan çok memnun kaldık. Hem odalar çok büyüktü hem güzel bir deniz manzarası vardı.

Phuket seyahatimizle ilgili tek bir eleştiride bulunabilirim. Krabi'de rahat rahat kullandığımız motoru burda kullanamadık, yani kullandık da aynı rahatlıkta kullanamadık. Şöyle ki, Phuket'te motor kiralamak için motor ehliyetine ihtiyacınız yok ama kullanmak yasak. Polis çevirirse cezası var ve polis devamlı pusuda. Özellikle Patong bölgesinde. Ben uzaktan kendilerini gördüm birkaç defa. O yüzden Allah huzur versin dedik, rahat rahat kullanamadık. Bir de Tayland'da trafik tersten akıyor ama Federico olayı çok çabuk kaptığı için hiç öyle bir problem yaşamadık. Phuket'e geldiğimiz ilk gün polis çevirmesinden çok korkunca motor kiralamamaya karar vermiştik ama ilk günün sonunda Grab bulmanın çok zor, tuktukçuların da fırsatçı olduğunu fark edip bu riski aldık. Neyse ki şanslıydık hiç çevirmeye denk gelmedik.
İlk gün otele yerleşip biraz dinlenip inanılmaz tatlı bir beach cluba gittik: Smigo's. Bu bölgedeki tüm mekanlar çok tatlı aklınızda olsun. Ama harcama limiti var, bu çok da sevdiğim bir konsept olmasa da bir kez denemek istedik, iyi ki de yaptık. Gece oldukça ortam güzelleşti, çok da güzel bir ateşli show yaptılar, ben apaçi olduğum için sevdim.



Ertesi gün Phi Phi adaları turumuz vardı. Ben şahsen bu turu aşırı sevdim. Hızlı motorla, az kişilik bir tur seçtim. Viator.com'dan satın aldım, tur operatörünün adı V Marine Tour. Kesinlikle pişman olmazsınız. Motor tertemizdi, mürettebat harikaydı, rehberimiz çok eğlenceliydi. Bol yüzmeli, bol gezmeli, bol yemeli harika bir tur oldu. Şnorkelle dalış ve deniz altı çok tatlıydı, Maya Beach'te yüzülmese de kalabalık olsa da görülmeye değerdi. Bu turu illa yapın diyorum ama sonra başka bir turdan bahsedicem, bence olmasa da olurdu. Neyse ona gelmeden fotoğraflar konuşsun:



Tur bittikten sonra otelimize geçtik, yıkandık paklandık ver elini Patong beach. Buraya tabii motorumuzla değil grable geldik. Yani çok gürültülü, gereksiz kalabalık, biz sevemedik Patong beach'in akşamını. Bu da bizi biraz yanlış yönlendirdi bunu da daha sonra anlatıcam. Önce güzel bir yemek yedik, şu stir fried nuts with shrimps ve mango sticky rice favori yemeklerim oldu, sonra yürürken biiirrr sürü Türk restoranı gördüm ve birinde bir türk kahvesi patlattım, sonra çok güzel bir masaj salonunun denize nazır bir odasında çift masajı yaptırdık. Harika bir güne harika bir son oldu.





Ertesi gün için tek bir programımız vardı: tüm gün bir beachte yayılmak. Böylece motorumuza atladık, polis görücek miyiz görmücek miyiz stresiyle Karon Beach'e vardık. Upuzun, kumları yumuşacık tatlı bir kumsal, bir sürü şezlong, fiyatlar gayet uygun. Biz bütün günü burda geçirdik, yüzdük, kumsalda yürüyüş yaptık, deniz ürünlerine doyduk. Hatta bizim güneşi batırmak için buraya çok yakın, gitmeyi planladığımız çok tatlı bir mekan vardı ama dedik ki, şimdi her şey bu haliyle mükemmelken kalkmayalım, güneşi yüzerken bu plajda batıralım. İyi ki de öyle yapmışız.






Güneş batınca bize de yollara düşmek kaldı, rotamızı Phuket Old Town'a çevirdik. Buraya gündüz de gelebilirsiniz daha net görebilmek için etrafı ama açıkçası gündüz kumsal dururken, güneşi sahilde batırmak varken yapamazdık. Phuket old town Patong'dan çoook farklı, çok kaliteli, mağazalar biraz pahalı da olsa inanılmaz orjinal, insanlar düzgün, mekanlar tatlı. Biraz mağaza gezip tatlı bir yemek yiyip bugünü de kapattık.






Bu arada yukarıda fotoğrafını gördüğünüz dondurma, gerçek hindistan cevizi dondurması! Ben bunu tatilin son günlerinde keşfettim, iyi ki de öyle oldu yoksa devamlı yermişim! Bakın ben ki İtalya'da yaşıyorum, burası ki bir 'gelato cenneti', Federico bir İtalyan, o ben dondurmayı alınca önce yüzünü buruşturdu istemedi, zorla tattırdım, bu dondurmayı beraber bitirdik gittik bi tane daha aldık, o kadar iyiydi! Şeker neredeyse yok, gerçek hindistancevizi, ay şimdi bile ağzım sulandı.
Ertesi gün bizim bir tekne gezimiz daha vardı. Phi Phi adaları gezisini, o rotayı, o geziyi yaptığımız acentayı ne kadar övüceksem burda tam tersini yapıcam. James Bond filmleriyle ünlenmiş James Bond adaları turu yapmaya karar verdik ama bu sefer daha kalabalık olabilen bir tur seçmişiz. Siz siz olun, turları hep az kişilik seçin. Neyse sorun turun acentasında değildi, yani yazının buraya kadar olan sürecinde değil dahası gelicek, sorun James Bond Island tur rotası. Tamam adayı gördünüz, bir adet kaya, tamam çok etkileyici:


Tamam bitti, bu turun başka hiçbir numarası yok. Burdan sonra bizi önce çok tatlı bir yerde kano yapmaya götürdüler ama yapmasak da olur muydu, olurdu! Kanoyu süren yerli aşırı yapışkandı, devamlı susmadan konuştu. Bakın biz karı-koca çok konuşuruz, biz yorulduk biz! Sonra bahşiş diye yapıştı, verilen bahşişi beğenmedi falan filan.


Sonra bizi floating bir müslüman kasabasına götürdüler. Bunların bir ağası var, ağası bu adadaki her şeyin sahibi, aynı zamanda polisi, yargıcı... Hiç sevmediğim şeyler... Adanın hiçbir numarası yok. Bir okula götürdüler, ya ben Tayland'dayım niye okul geziyorum, okuldaki küçük minnaklar bize bir şeyler satmaya çalışıyolar, bütün village koskocaman bir hediyelik eşya dükkanı, herkes devamlı çirkin bir şeyler satıyor. Yemeğimizi burda yedik buranın ağasına da para kazandırdık iyi mi? Ay yazarken sinirlendim, koymuyorum burdan fotoğraf falan:)
Ben Tayland'da yüzmek istiyorum, saat olmuş 16.00, Allah razı olsun bizi sonunda bir plaja bıraktılar ama yüzmek için yarım saatimiz var.

Yani kısacası ben günümü bir adet kaya görmek için bu turu yapmak yerine, plajda yayılarak geçirmeyi tercih ederdim. James Bond adaları turu yapmayı düşünüyorsanız buna göre yapın. Ben bilseydim yapmazdım.
Hadi bu tur böyleydi, rota buydu, acentanın suçu yok. Şimdi gelelim acentanın suçlu olduğu yere. Dönüş yoluna geçtik, bu arada turda çok kişi olmasının en güzel yanı aşırı kafa italyanların da olmasaydı, en azından onlarla baya kaynaştık. Neyse teknenin 3 adet motoru ve pervanesi var. Bir anda inanılmaz bir gürültü ile bu pervane motorlar yerlerinden çıkıcakmış gibi şiddetle sarsıldı. Aha dedim uçucaklar kafamıza, bizi paramparça edicekler! Hemen motorları durdurduk. Arkadaşlar biz kayalara çıkmışız, tüm motorlar sağdan sağdan giderken ortadan giden bir biz vardık zaten. Ya sen kaptansın, senin tek bir görevin var, radarda da mı göremedin. Neyse biz böyle kaldık, tekne yerinden oynamıyor, bize diyorlar herkes öne gelsin, hurra öne gidiyoruz ağırlık yapıyoruz tekne gitmiyor, hadi şimdi herkes ortaya, hadi şimdi herkes arkaya. Yardıma tekne göndermişler onlar da kayalar olduğu için giremiyor. Hava kararmaya başladı, denizin ortasındayız, ben gittim hemen can yeleğimi giydim. Bir de diyolar ki yüzme bilenler şu tekneye yüzerler mi ağırlığımız azalsın:) Neyse tüm İtalyan ekip dedik ki biz artık sizi dinlemiyoruz, öne arkaya sağa sola geçmiyoruz, can yeleklerimizi giyip sohbet edicez napalım. Neyse birkaç saat sonra deniz yükseldi de kurtulduk. Bunlar da anı fotoğraflar. Tombik olan kaptan, o bir ara baya telefon görüşmesi yaptı, tahminimce yeni iş aramaya başlamıştı:


Neyse bu macera tatlı sonuçlanınca, odaya gittik, yine hızlıca bir duş, sonra tatilimizin ana sponsoru 7/11'dan alışveriş, bir cilt bakımı ürünleri almışım anlatamam. 25 euroya bavul doldurdum bavul!


Güzel bir akşam yemeği haketmiştik.




Kapısına NO SEX yazmak zorunda kalmış bir masaj salonuna gittik ve son Phuket masajımızı yaptırdık.
Ertesi gün uçak saatimize kadar en yakın yer olan Patong Plajına gittik ve burayı sadece gece görüp değerlendirdiğimize o kadar üzüldük ki. Deniz ve kumsal inanılmaz güzel ve hareketliydi. James Bond adaları turu yapacağımıza veya Phuket'te bir günümüz daha olsaydı, vaktimizi net burda geçirirdik. Neyse ki gitmeden son coconut icecreamimi de yedim.



Phuket'ten önce Bangkok'a uçtuk, Bangkok havalimanını muhteşem. Son Thai yemeklerimizi yedik, son coconut suyumuzu içtik, son masajımızı yaptırdık ve Bergamo'ya - kışa - iş hayatına geri döndük. Tayland'ı çok ama çok geç keşfettim, çok ama çok sevdim. Yine gelirim.




Yorumlar