top of page

2024 Aralık vs 2025 Aralık:

  • 25 Ara 2025
  • 4 dakikada okunur

Sizin hiç başınıza geldi mi? Yaşadığınız dünya ile gerçeklik bağlantınız hiç koptu mu? Yaşadığınız dünya ve her şey yabancı gelip, ayaklarınız yere basmadan , sanki uçar gibi yaşadınız mı? Nasıl başlangıç ama ?:) Ne söylediğimi ya çok iyi anladınız ya da hiçbir şey anlamadınız, bunun ortası yok, çünkü bunu ya yaşadınız ve çok iyi biliyorsunuz ya da hiç yaşamadınız. Bahsettiğim şey depersonalizasyon: Depersonalizasyon, kişinin kendini bedeninden ya da kimliğinden kopmuş gibi hissetmesidir. Sanki kendi hayatına dışarıdan bakıyormuş gibi olur.

Çoğu zaman stres, kaygı veya yorgunlukla geçici olarak ortaya çıkar. Depersonalizasyon sadece “kötü” ya da travmatik durumlardan kaynaklanmaz. Büyük değişimler, yoğun duygular, hayat akışındaki ani dönüşler (taşınma, yeni işe başlama, önemli kararlar, düğün gibi) de beyin için stres sayılır ve bu durum geçici bir kopukluk hissi yaratabilir. Yani bazen zihnin “çok oldu, biraz korumaya alayım” demesidir.


Chatgpt sağolsun size beraber buraya tanımını bıraktıktan sonra geçelim ben size bunu niye anlatıyorum? Çünkü tam olarak hayatımda ikinci defa bunu deneyimliyorum. Birinci sefer deneyimlemem kötü bir dönemime gelmişti, bu sefer kötü bir dönemdeyim diyemem. Yani şöyle, evet kötü bir şey oldu ve ben Fiona’yı kaybettim ama bu sene yüzlerce güzel şey de oldu. O yüzden tahminim şu anda hayatımdan kopma sebebim fazla yüklemeden.


Peki neden fazla yüklemeden bahsediyorum ve neden yazının başlığı geçen aralık ayıyla bu aralık ayı arasındaki karşılaştırma ? Çünkü dostlarım bundan bir sene önceki benle şu anki ben arasında dağlar kadar fark var. Evimi değiştirdim hatta 7 senelik evimi bırakın ben şehrimi değiştirdim. İtalya’nın en kozmopolit şehrinden çok daha lokal, çok daha küçük bir şehre taşındım. Evet Bergamo - Milano arası sadece arabayla 45 dakika ama o 45 dakika İstanbul içersindeki 45 dakika ile bir değil, koskocaman bir dünya görüşü, yaşam biçimi farkı var. Geçen seneki ben köpeğim Fiona ile yaşıyordum, bu sene Fiona yanımda değil artık. Geçen sene çok tatlı bir sevgilim vardı, bu sene çok tatlı bir kocam var. Geçen sene onla birlikte yaşamıyorduk, tek yaşıyordum, şu anda bir evi bir başka kişiyle paylaşıyorum senelerce yalnız yaşadıktan sonra. Mahallem, her gün gördüğüm insanlar, her gün geçtiğim sokaklar değişti, spor salonum, personal trainerım değişti. Ve bir de tam seneyi kapatırken, bir süredir ara verdiğim proje hayatıma yepyeni, çok büyük, çok önemli bir proje ben aramadan girdi. Yani şu son dönemde ben sürekli beni hiç tanımayan insanlarla selamlaşıyor, spor yapıyor ve çalışıyorum. Devamlı hep ‘yeni kişi’ olduğum ortamlara giriyorum. Sürekli kendimi tanıtıyorum, ismimle başlıyorum, nereli olduğumla devam ediyorum. Her gün, her girdiğim yeni ortamda sürekli lise 2’de dönem ortası okul değiştiren ‘yeni kız’ gibiyim. Fiona’nın ölümüyle de tüm rutinimin baştan sonra değiştiğini katarsak, sanırım beynim biraz error verdi ve kendini kapattı, benim ayaklarım yere şu sıra basmıyor, ben şu anda devamlı uçar gibi geziyorum.


2025’in hayatımda dokunup da değiştirmediği tek bir şey kalmadı. Aynadaki ben bile saçımla, başımla , fiziğimle değiştik. Bakın tüm bu saydıklarımda, Fiona’nın ölümü hariç başka kötü hiçbir şey yok. Ama her yer değişiklik kaynıyor. Yani ne biliyim kimi insan ev değiştirir şehir değiştirmez, kiminin köpeği ölür ama aynı anda yeni işe başlamaz. Benim tüm dünyam oynadı ve her şey yer değiştirdi. Kendimle bağımı kurabildiğim bazı alanlar yaratmaya çalıştım kendime. Federico bunlardan biri demek isterdim ama onla da ilişkimiz boyut değiştirdi, sevgiliden eşe geçti, haftasonları görüşmekten beraber yaşamaya. Kendimi kendim gibi hissettiğim nadir iki an var. Birincisi Melis , Lynn ve onların italyan eşleriyle olan buluşmalarımız. Bu çok tanıdık, bu geçen seneye çok benzer. Bir de kayınvalidemlerin evinin mutfağı ve ordaki pazar öğlen yemeklerimiz. Onun dışındaki her yeri ve her anı şu anda çok garipsiyorum.


Bazen merak ediyorum, Fiona ölmeseydi de bu kadar garip ve değişik gelir miydi her şey? Cevap hayır. Çoğu rutinim sabit kalırdı. Meğer benim hayattaki çapam, sabitim, Fiona’ymış. Bir köpeğin bir insan için bu kadar önemli bir görevi üstlenmesi normal mi? Her köpek sahibi bilir ki, evet bu normal.


Peki ben bu yaşadığım durumla ilgili ne yapıyorum düzeltmek için? Cevap hiçbir şey. Tam olarak hiçbir şey. Hatta belki de tek bir şey. Bu durumu olduğu gibi kabullenmek. Biliyorum ki bu durum geçici. Ben sonsuza kadar ‘yeni kız’ olarak kalmıcam. Yavaştan mahallede tanımaya başladığım insanlar oluştu, yeni sokaklarda artık yeni rutinler kuruyorum, spor salonumda artık biraz bilindik bir simayım, iştekiler o yoğun projede ister istemez bana alışıcaklar, bol bol muhattap olmak zorunda kalıcak çünkü. Yavaştan bu şehirde de kendime arkadaşlıklar kurmaya başlıcam. Düşünsenize bir sene sonra sizce buraya alışmaya çalışmak gibi bir şey olabilir mi? Yepyeni birçok rutin, belli bir süre sonra artık yeni değil ‘her zamanki’ rutinler olmaya başlıcak.


2 güne güzel bir seyahate çıkıcaz. Aşırı yoğun, yorucu ve bol değişilikli bir seneyi, yepyeni bir ülkede, denize girerek, sevdiğim kokteylleri içip yepyeni lezzetler deneyerek, bambaşka bir kültürü bir motorun arkasında güzel bir rüzgar eşliğinde keşfedicez. O kadar çok ihtiyacım var ki duraklamaya, biraz ev döşememeye, Fiona için tuttuğum yasa ara vermeye, alışmaya çalışmamaya, sadece benim değil herkesin yeni olduğu ortamlara girmeye. Biraz kendimi bırakmaya çok ihtiyacım var. 2026 yılından tek beklentim, hiçbir şey değişmesin artık. Değişmesi ve gelişmesi gereken her durum gelişti ve değişti. Benim rutine, monotonluğa, 2025’te ektiklerimin tohumlarını toplamaya çok ihtiyacım var. 2026’da ‘yeni’ evim, evim olsun, ‘yeni’ şehrim şehrim, ‘yeni’ işim sadece işim, ‘yeni’ spor salonum spor salonum, ‘yeni’ rutinlerimse sadece rutinim. Yeni olan her şey tam olarak bana ait olsun. Bu yıldan en büyük dileğim bu. Ve bir de her zamanki gibi en önemlisi ailemin ve benim sağlığımız.


Bana hayat denen bu macerada, benim hayatıma birer seyirci olarak da olsa eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim. 2026’da görüşürüz. Biraz Pina Colada içip, sadece ten rengimi değiştireceğim güzel bir tatilden sonra yine bu blogda buluşmak üzere.


Yorumlar


You Might Also Like:
IMG_2924
IMG_3424
IMG_1230
About Me

 Herkese Merhaba!

Ismim Gozde Gulsoy.

 

1986 yilinin mayis ayinda Victoria’s Secret meleklerine bir tepki olarak dogdum.

 

Ortaokul ve liseyi Italyan lisesi’nde bitirdikten sonra, universite icin Italya’nin Milano sehrine tasindim. 

Bocconi Universite’sinden ustun basarilarla mezun olduktan sonra (universiteyi 2 sene uzatmak da bir basaridir.) Istanbul’a geri dondum. 2011 yilindan 2017 yilina kadar tekstil sektorunde calistim.

Su anda Istanbul’un Bomonti semtinde, fransiz bulldogu kizim Fiona ile yasiyorum

Read More

info@benburayaasikoldum.com

Join my mailing list

Search by Tags

© 2023 by Going Places. Proudly created with Wix.com

bottom of page