top of page

2026 Hedeflerim ve Hayata Bakışım:

  • 14 saat önce
  • 5 dakikada okunur

Herkese güneşli bir Bergamo gününden merhaba. Sabah uyandım kahvaltımı yaptım, şimdi çayımı alıp salonuma yayıldım ve yepyeni bir yazıyla karşınızdayım!


2026 senem çok ama çok hızlı başladı. Zaten 2025 de hareketli bir şekilde bitmişti. 2026 başlarında önce Tayland'daydım sonra döndüğüm gibi Olimpiyatlar'daki işim başladı, anca bir nefes aldım ve bir dakika biz yepyeni bir seneye girdik ve ben her zaman olduğu gibi bu seneki hedeflerimi belirlemeliyimi anca söyleyebildim, derken artık mart ayındayız. Ama olsun, bu koyduğum hedeflere zaten ben yaşarken ulaşmıştım ve karar vermiştim. Yani bir anda hayatım bambaşka iken hadi şimdi de böyle yapalım olmadı. Hayat beni bir noktaya getirdi ve ben o noktayı nasıl daha ileriye taşıyabilirim derken bu hedefler ortaya çıktı. Bunları üç ana grupta topladım. Hadi hepsine tek tek bakalım.


  • Spor - beslenme - bakım:

Ben zaten bir süredir haftada 2 düzenli bir şekilde personal trainer ile çalışıyorum. Ağırlık kaldırmanın o kadar çok faydasını gördüm ki. Hele hele en sevdiğim şey anda kalabilmek, spor salonu en çok anda kalabildiğim yer benim için. Çünkü o ağırlıklar altındayken konsantre olabildiğiniz tek şey acı ve beyninizle düşünebildiğiniz tek şey kaç tekrar yaptığınız. Ben spor yaparken telefonumu yanıma almıyorum, dikkat dağıtıcı her şeyden tamamen uzaklaşıp orda olduğum tüm süreyi yaptığım spora veriyorum. Bu aynı zamanda çok da terapik. Tamam güzel saydım yaptıklarımı da bunun 2026 hedefi nerde derseniz, hedef bunu haftada ikiden üçe çıkartmak ve geçen hafta itibariyle de buna başladım. Üçe çıkarabilme serüveni şöyle gerçekleşebildi, Bergamo'da PT fiyatları Milano'ya göre çok daha uygun, o yüzden ekonomik olarak baya rahat yaptım bu değişikliği. Hatta şöyle söyleyebilirim, ben Milano'da yaşarken haftada 4 gün dışarı çıkardım, Milano Bergamo'ya göre çok daha pahalı bir şehir olduğu için ve aynı zamanda şu anda sadece cumartesi pazarları çıktığım için yine ekonomik olarak yanıma kar kalan bu parayı spora ve kendime rahat rahat ayırabildim. Bu sene çok daha kaslı bir vücut istediğim için, haftada üç hedefime ulaşmak için gerekli olan sayıydı.


Bu esnada biliyorsunuz beslenmeme de bir süredir çok dikkat ediyorum. 2025 nisan ayında bir applikasyon aracılığıyla kalori saymaya başladım, miktarları ayarlamak için mutfak tartısı aldım, o günden beri de bundan hiç vazgeçmedim. Bu sene de beslenme hedeflerim aynı. Sadece artık zayıflamak değil kilo korumak istiyorum ve bu zayıflamaktan çok daha bile zor. Doğru kalori hedefini tutturmak, orda kalabilmek ve protein ağırlıklı beslenmek yine bu seneki önemli bir hedefim. Protein ağırlıklı temiz beslenmek ve ağırlık çalışmak 39 yıllık hayatım boyunca vücudum için yaptığım en doğru şeylerden biriydi. Bir başka hedef de her gün en az 7 km yürümek. Bunu da cidden başarıyorum. Kaslanmak ne kadar spor salonundan geçiyorsa, kilo vermek ve korumak da o kadar yürüyüş ve doğru beslenmeden geçiyor. Ben dünya üzerindeki her diyeti, detoksu, mucizevi her şeyi denemiş bir insan olarak, son bir senedir doğru kombinasyonu sonunda bulduğuma inanıyorum ve asla bırakmayı düşünmüyorum. Bu arada yemek yapmak da aşırı keyifli bir şeymiş, son birkaç senede bunu da keşfettiğime çok seviniyorum.


Peki kendine bakma serüveni sadece bunlarla mı sınırlı? Hayır. Cildime doğru yatırımlar yapma hedefim var bu sene. Ben genel olarak doğallıktan yana bir insanım. Bir insanın yüzüne bakıp, sadece kusurlar bulup sonra doktor doktor orasına burasına dolgu ekletmesini, tüm doğallığını ve orijinalliğini kaybedip herkes gibi olmasını sevmiyorum. Tabii herkes istediğini yaptırsın ama ben yüzümü değiştirmek yerine beslemek ve güçlendirmek istiyorum. 2025 itibariyle yüzüme ilk iğneli işlemi Kore'de somon dnası enjekte ettirerek yaptırmıştım, çok da mucizevi bir tarafını şahsım adına görmemiştim. Ama bunları düzenli yaptırmak lazımmış, Bergamo'da düzgün bir klinik buldum ve ilk mezoterapimi yaptırdım. Çok ilgimi çeken başka tedaviler de gördüm, yavaş yavaş bu sene onları da denemek istiyorum. Kendime evde yaptığım bakım tam gaz devam ama 40 yaşıma girerken ekstra dışardan destek de almak istiyorum.


  • Kariyer:

Benim Allah için güzel bir cv'm var. Doğru ve imza okullar, dikkat çeken projeler...Ama son birkaç senedir ben biraz kariyerime küsmüş, hırslarımı birazcık kaybetmiştim. Manipülatif insanların özgüvenimi sarsmasına izin vermiş, kendimden şüpheye düşmüştüm. Şu son yaptığım Samsung Milano Cortina Olimpiyat projesi küskünlüğümü geçirdi hatta hevesimi yerine getirdi diyebilirim. Büyük ve global bir marka için, büyük ve başarılı bir ajans tarafından çağrılmak, o işi hakkıyla yapabilmek, iş arkadaşlarımdan takdir görmek, müşterinin benden memnun kalması derken kendime olan güvenim tazelendi. Ve ben anladım ki ben büyük işlerin insanıyım, küçük ajanslarla , az kişilik projelerde küçük bütçelerle çalışmak bana göre değil. O yüzden bu seneki kariyer hedefim az ama imza işler yapmak. Seçici olmanın değerimi daha da yükselttiğini ve doğru işlerin özgüvenim için çok önemli olduğunu bir kez daha fark ettim.


  • Sade ve mükemmelliyetçilik baskısından uzak küçük bir dünya kurmak:

Bir süredir çevremi eksiltmiş, slow life mentalitesine girmeye zaten başlamıştım bile. Bu sene bunu iyice oturmak istiyorum. Dün, beğendiğim ve takip ettiğim bir influencerın bir postunu gördüm. Eski ben ve yeni ben diye. Orda o kadar çok kendimi buldum ki. Şunlar özellikle çok etkiledi. Eskiden aşırı seyahat edip devamlı bir yerden bir yere gitmeyi inanılmaz severken, bugün çok daha az öz seyahat edip yaşadığı yerde köklenmesi. O restoran senin bu mekan benim diye gezerken, şimdi sabahları erken kalkıp günü doğada geçirmesi ve ev hayatına önem vermesi. Bir süredir kendimde de bu değişimi gözlemliyordum zaten. Federico, ailem, birkaç yakın arkadaştan oluşan bir çevre, buna belki bu sene bir köpek de ekleriz, sabahları erken kalkmak akşamları erken yatmak, evde hazırlanan sağlıklı besinler, yaşadığın yere emek vermek, güzelleştirmek, sevdiklerinle huzurlu yuvanda vakit geçirmek, senede birkaç küçük tatil ve o tatilleri sakin yaşamak... Dediğim gibi ben zaten bu yola girmiştim, şimdi bu yolda iyice köklenmek istiyorum.


Mükemmelliyetçilik konusuna gelirsek...Benim kendime koyduğum böyle bir baskı var evet. Ama bu hiç bir zaman birilerine kendimi kanıtlamak, göstermek veya başka birileriyle yarışmak için olmadı. Yarışım hep kendi potansiyelimleydi. Bu biraz da kendini iyiye layık görmek ve oraya ulaşmaya çalışmakla ilgili, yetinmemek, olabileceğinin en iyi versiyonu olmak, yaşayabileceğin en iyi hayata ulaşmak için. Bu baskı aslında kendimi getirmek istediğim yere getirirken bana gerekliydi. Bazı okullarda okuyabilmek ve onları bitirebilmek için, istediğim ülkenin istediğim şehrinde bir hayat kurabilmek için, 32 yaşında o ana kadar çalıştığım sektörü değiştirip yeni sektörde güzel işler yapabilmek için, hayat arkadaşımı seçebilmek için ama artık mükemmelliyetçiliğin bana zamanında sağladığı yararlardan çok üzerime koyduğu baskının kötü yanlarını hissetmeye başladım. Yararlar yerini anksiyeteye bırakmaya başladı o yüzden kendisiyle vedalaşma ve dozunu azaltma zamanımın geldiğine inanıyorum. Oldum ben artık demiyorum tabii ki ama 40 yaşıma girerken, 20lerim ve 30larımdaki belirsizliğin, ben kime dönüşücem, ne işle uğraşıcam, nasıl bir hayat tarzım olucak sorularının zaten bitmesi lazımdı. Tabii ki hayat süprizlerle dolu ve oturtuğunu zannettiğin hayatın bir gün darma duman olabilir ama çok travmatik ve dramatik bir şeyler yaşamadığım sürece biraz sakinleşip oluşturduğum kimliğimin ve hayatımın tadını çıkartma zamanımın geldiğine de inanıyorum.


2026 isteklerimin ana hatları bunlar. Bakalım ben bunları düşünürken hayat bir yandan bana neler getiricek veya benden neler götürücek. Hayatın tüm süprizlerine açık olurken ben bir yandan , güzel ve sağlıklı yemekler yapıp, sporuma gidip, evime özen gösterip, Federico ve arkadaşlarımla minik tatiller yapıp, evimde akşam yemekleri vermeyi, Bergamo'da kendime tatlı kız arkadaşlar bulmayı planlıyorum. Ay bir de planlar demişken bu seneki tatil hedeflerimden de bahsetmek çok istiyorum ama olur da gidemezsem diye de kendimi durduruyorum. Ama ipucu verirsek 40 yaşımı kız arkadaşlarımla çok tatlı bir yerde kutlucam, bol bol göl evimize gidicem, bir haftasonu Federico ile İstanbul, başka bir haftasonu Palermo yazın ise İstanbul - Atina programımız var, çok sevdiğimiz bir çiftle Anyma konser biletimiz var. Yeni yıl içinse yine uzakdoğu. Hepsi için çok ama çok heyecanlıyım. Artık olmazlarsa da canımız sağolsun, kendi hayatımızı sağlığımızı takip etmek yetmezmiş gibi bir de şimdi savaşlara da bağlı artık kaderimiz.


Bende durumlar bu. Bakalım sene sonunda aklımdakilerden hangilerini hayata geçirip başarmış olucam hep beraber görücez.


Yorumlar


You Might Also Like:
IMG_2924
IMG_3424
IMG_1230
About Me

 Herkese Merhaba!

Ismim Gozde Gulsoy.

 

1986 yilinin mayis ayinda Victoria’s Secret meleklerine bir tepki olarak dogdum.

 

Ortaokul ve liseyi Italyan lisesi’nde bitirdikten sonra, universite icin Italya’nin Milano sehrine tasindim. 

Bocconi Universite’sinden ustun basarilarla mezun olduktan sonra (universiteyi 2 sene uzatmak da bir basaridir.) Istanbul’a geri dondum. 2011 yilindan 2017 yilina kadar tekstil sektorunde calistim.

Su anda Istanbul’un Bomonti semtinde, fransiz bulldogu kizim Fiona ile yasiyorum

Read More

info@benburayaasikoldum.com

Join my mailing list

Search by Tags

© 2023 by Going Places. Proudly created with Wix.com

bottom of page