Yeni Hayat Felsefem : Sağlıklı Egoizm ve Sağlıklı Bencillik
- 26 May
- 3 dakikada okunur

Egoizm ve bencillik denilince hep insanın aklına negatif özellikler geliyor, empatiden yoksun olmak, sadece kendi çıkarlarını düşünmek, insanları kullanmak. Diğer taraftan, başkalarını düşünmek, onların hislerini önemsemek, bazen çevremizdekileri kırmamak için istemediğimiz şeylere hayır diyememek, onları üzmemeye çalışırken zaman zaman kendimizden vazgeçmek ise çok ulvi özellikler gibi anılıyor. Peki gerçekten her şey bu kadar siyah - beyaz mı? İkisinin ortasında bir kavram var mı? Var: Sağlıklı egoizm ve sağlıklı bencillik kavramları tam olarak da burda hayatımıza giriyor. Yani en azından benimkine ama herkese de şiddetle öneririm.
Peki ilk olarak tanımla başlayalım. Sağlıklı egoizm ve sağlıklı bencillik aslında sizin kendinizi EN AZ başkaları kadar önemsemeniz demek. Başkalarını düşünürken kendinizi yok etmemeniz demek.
Bir ilişkide sadece karşı tarafın değil sizin ihtiyaçlarınız da önemli,
Herkesi kurtarmak herkese yardım etmek zorunda değilsiniz eğer bunun bedeli kendinizden vermekse,
İstemediğiniz bir şeyde hayır deme hakkınız var ve bu sizi kötü biri yapmaz,
Kendinizi çekmek , insanlarla sınır koymak kötü bir şey değil, ihtiyaç hissettiğiniz her an bunu yapabilirsiniz.
Ve en önemlisi sırf birileri üzülmesin diye bir şeyler yapmak zorunda değilsiniz. Yapmak istemediğiniz hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz.
Kimse bir gün evinin koltuğunda oturup kahve içerken 'bundan sonra sağlıklı egoizmi hayatıma sokucam' diye bir anda uyanışa geçmiyor. Hayatınızda bir şeyler oluyor, siz bazı değişimlerden geçiyorsunuz, hayat sizi bazı yollara yöneltiyor o yolu yürürken evriliyor ve değişiyorsunuz, sonra bir gün fark ediyorsunuz ki adını bilmediğiniz bir ihtiyacınız doğmuş, zaman zaman bu ihtiyaca olumlu yanıt verip mutlu olmuşsunuz, sonra bu kavramın adını buluyor, tanımını yapıyor ve hayatınızda daha çok başvurmaya başlıyorsunuz. Bu kavram da benim hayatıma son yıllarda girmeye başladı ama daha sesli ve daha özgüvenli söyleyebilmem son zamanlarda. Tek bir olayla değil, birçok olayın arka arkaya gelişmesiyle.
Özellikle ayrı bir blog yazısında yazmak istediğim bir konu var. Sağlıklı yaşama geçtiğinizde, yani dışarıda sosyalleşirken de alkol almayıp düzgün beslenmek istediğinizde çevreniz için bir anda sıkıcı insan ilan edilmeniz. Siz kendiniz için bir şeyler yapmaya çalışırken sosyal çevrenizin bundan rahatsızlık duyması, sizi onlar gibi yiyip içmediğiniz için suçlu hissettirmesi. Bu konuyu ayrı bir yazıda detaylı ele alıcaz dediğim gibi çünkü altında çok daha fazla sebep ve çok daha farklı kavramlar da var ama bir yerde kendimi suçlu hissedip önce cola zero ile başladığım gecede baskılara boyun eğip gin tonic ile devam etmek yerine şimdi 'senin eğlenmen benim alkol seviyeme bağlı ise sıkıcı olan ben değilim senin hayatın' diyebilmek ve cola zeromdan bir yudum daha almak sağlıklı egoizm.
Verdiğinizi alamadığınız noktada vermeyi bırakmak da sağlıklı egoizm.
Size iyi gelmeyen ve size ait olmayan duygu, düşünce ve olaylara kendinizi sırf karşınızdakine ayıp olmasın diye maruz bırakmak yerine, bu bana iyi gelmiyor bu konuyu daha fazla dinlemek ve konuşmak istemiyorum diyebilmek,
Eşinizin, arkadaşlarınızın sosyal çevresi size hitap etmiyorsa, sen tabii ki görüş ama ben bu sefer gelmicem diyebilmek de sağlıklı egoizm.
Hedefim kimseyi bilinçli bir biçimde üzmek değil ne de kimseye bilinçli kötülük yapmak. Tek bir hedefim var, kimseyi kırmadan kendimi hayatımın merkezine alabilmek. Beni mutlu edecek 'hayır' cevabı, başkalarını mutlu edecek 'evet ' cevabından daha önemli artık. Ona ayıp olmasın, bu kırılmasın diye düşünmek yerine, bunu yaparsam evet karşımdaki mutlu olur ama ben de mutlu olur muyum? diye sormak çok önemli.
Hayatımızda çok nadir gerçekten çok kötü insanlara denk geliyoruz. Onun dışında sosyalleştiğimiz insanların, arkadaş ve dost çevrelerimizin ciddi kötü insanlardan oluştuğuna inanmıyorum. En azından ben hayatımda çok ama çok nadir saf kötü insanlara denk geldim o da genelde iş dünyasında. Çevrenizdekilere sınır koymak ve mesafe almak o insanların kötü birer insan, kötü birer dost oldukları, sizi sevmedikleri sizin iyiliğinizi istemedikleri anlamına gelmiyor, hatta bilakis sizi çok seviyor olabilirler sadece belki tam o zamanda ve anda enerjileriniz, ihtiyaçlarınız, evrildiğiniz noktalar birbirine uymuyor, birbirini tölere etmiyor ve birbirine iyi gelmiyor olabilir. Bu durumda illa kendinizi anlatmaya çalışmak zorunda değilsiniz, tartışmak yerine kendi köşenize çekilip bir süre mesafe alabilirsiniz. Mesafe , bazı durumlarda kendi huzurunuz için tartışmaktan çok daha iyi bir opsiyon. Hele hele karşınızdaki insanla dünya ve olay algınızın çok çok farklı olduğunu fark etmişseniz, tartışmanın size hiçbir faydası olmayacağını anlamışsanız. Bugün sınır çizen siz olabilirsiniz yarınsa sınır çizilen. Bugün siz kendiniz için bir şeylere hayır cevabını verirken, yarın hayır cevabını duyan olabilirsiniz. Enerjim, ruh halim, o anki yaşam biçimim, verdiğim cevaplar ve olduğum insan size uymuyorsa, size kendinizi kötü hissettirip iyi gelmiyorsa bana rahatça mesafe koyabilir, hayır diyebilir gerekirse hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Üzülürüm ama anlarım. Bunun nefretten ve kötü niyetten değil gerçek bir ihtiyaçtan olduğunu bilirim.
Hayat gerçekten çok kısa. 30 yaş doğum günüm sanki dündü ve ben birkaç gün önce 40. yaşımı kutladım. Bundan sonra da zaman daha yavaş geçmeye başlamıcak bir anda. Başımıza gelen her şeyi kontol edemeyeceğimizi biliyorum ama kontrol edebileceğimiz minik bir bölümü var. Orayı
kendimizi mutlu ve huzurlu hissettirecek güzel anlarla ve duygularla doldurabilir, kötü ve negatif düşünce ve hislerden koruyabiliriz ve bunu yaparken de söylediğimiz hayırlar ve çizdiğimiz sınırlar için suçlu hissetmemeliyiz. Sağlıklı egoizm bir opsiyon değil içinde bulunduğumuz bu modern dünyada ruh sağlığımız için gerçek bir ihtiyaç.




Yorumlar